ZİHİNSEL YETERSİZLİK
Tarihçesi
Türkiye’de zihinsel sınırlılıklar alanındaki çalışmalar 1950’li yıllara dayanmaktadır. 2010 yılına kadar bu alanda çeşitli terimler ortaya çıkmıştır: Zeka geriliği, zihin özrü, zihin engeli vs… 2010’lu yıllara girerken bu terimlere ‘’intellectual disability’’ teriminin karşılığı olarak ‘’zihin yetersizliği’’ terimi eklenmiştir. Gelinen noktada, üniversiteler otuz yıla yakın bir süredir resmi olarak ‘’zihin engeli’’ terimini kullanmışlardır. 2016 yılında üniversitelerdeki özel eğitim bölümlerinin yeniden yapılandırılmasıyla ‘’zihin yetersizliği’’ terimine geçilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı 2002-2018 yılları arasında bir süre bu terimi kullandıktan sonra 2018 yılında yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği ile ‘’zihinsel engelli’’ terimi üzerinde genel bir uzlaşma sağlamıştır.
American Association on Intellectual and Developmental Disabilities – AAIDD (Amerikan Zihinsel ve Gelişimsel Yetersizlikler Birliği) ‘nin 2010 yılındaki tanımında zihin yetersizliği;
‘’zihin işlevlerinde bulunmada ve kavramsal, sosyal ve pratik ve uyumsal becerilerde kendini gösteren uyumsal davranışlarda anlamlı sınırlılıklar olarak karakterize edilen bir yetersizliktir. Bu yetersizlik 18 yaşından önce başlar.’’ Şeklinde tanımlanmıştır.
AAIDD’nin 1959’dan beri yaptığı zihin yetersizliği tanımları farklı ifade edilse de üç ana bileşenden oluşmaktadır.
- Zihin İşlevlerinde Anlamlı Sınırlılıklar (70 ya da daha altında bir zeka bölümü puanı olması)
*Bu bileşen zihin yetersizliği durumunu diğer yetersizlik durumlarından ayırt etmede temel bir bileşen olarak yerini korumayı sürdürmektedir. - Uyumsal Davranışlarda Anlamlı Sınırlılıklar (İki veya daha fazla uyum sağlama alanında yetersizlik olması)
- Gelişim Döneminde Ortaya Çıkması (Engelin 18 yaşından önce edinilmiş olması)
Zihin İşlevlerinde Anlamlı Sınırlılıklar
Günümüzde zihin işlevlerinde anlamlı sınırlılıkların belirlenmesinde zeka testleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Buna göre zihin işlevlerinde anlamlı sınırlılıklar bireyin zeka testlerindeki başarısının en azından (-1) standart sapmanın altında (üst sınır 70-75 ZB) olmasını göstermektedir. Dünyada en yaygın olarak kullanılan zeka testleri; Standford-Binet Zeka Testi Beşinci Basımı (SBIS-5) ve Wechler Çocuklar İçin Zeka Testi Dördüncü Basımı’dır (WISC-IV).
Uyumsal Davranışlarda Anlamlı Sınırlılıklar
AAIDD’nin yönergesinde uyumsal davranışlar şöyle tanımlanmıştır:
Bireyin, çevresinin doğal ve sosyal istekleri ile başetme etkililiği. Başlıca iki yönü vardır: Bireyin işlevde bulunabilme ve yaşamını bağımsız olarak sürdürebilme ve kültürel olarak kendisinden beklenen kişisel ve sosyal sorumlulukları doyurucu bir biçimde yerine getirebilme derecesi.
Buna göre uyumsal davranışlarda anlamlı sınırlılıklar, uyumsal davranışların standartlaştırılmış ölçeklerinde kavramsal, sosyal ve pratik becerileri temsil eden puanların birinde ya da toplam ölçek puanında, ortalamanın en az iki standart sapma altı (-2) olarak tanımlanmıştır.
Kavramsal, Sosyal ve Pratik uyumsal Beceri Örnekleri
|
Kavramsal
Sosyal
|
Pratik
-Yeme
-Yemek Hazırlama |
Luckasson ve diğ., 2002, s. 42’den uyarlanmıştır.
Gelişim Dönemi
AAIDD 1961 yılındaki tanımında ‘’gelişim dönemi’’ kavramına yer vermiştir. Buna göre, gelişim dönemi doğumla 16 yaş arasındaki dönemi kapsamaktadır. Daha sonra üst sınır 18 yaşına çıkarılmıştır. Yani, 18 yaş öncesinde zihin işlevleri normal sınırlar içerisinde olan bir birey, bu dönem sonrasında herhangi bir nedenle zihin işlevlerinde ve uyumsal davranışlarda anlamlı sınırlılıklar göstermesi durumunda tanımın dışında kalmaktadır. Tanımda 18 yaş sınırına yer verilmesinin temel nedeni ise bu dönemde biyolojik ve bilişsel gelişimin neredeyse tamamlanmış olmasıdır.
Zihinsel Yetersizliğe Sahip Bireylerin Zeka Bölümü Puanları ve Düzeyleri
- Hafif Düzey: 55-70 ZB (Eğitilebilir)
- Orta Düzey: 40-55 ZB (Öğretilebilir)
- Ağır Düzey: 25-40 (Bazıları Öğretilebilir)
- İleri Derece: 25’ten Az (Total Bakım Gerekir)
Zihinsel Yetersizliğe Sahip Bireylerin Özellikleri
- Dikkat: Zihinsel yetersizliği olanlarda dikkat problemleri yaygın olarak görülmektedir. Bireylerin öğrenme problemlerinin önemli bir bölümü dikkat problemlerinden kaynaklanmaktadır. Genel olarak dikkatleri dağınık ve kısa sürelidir.
- Bellek: Zihinsel yetersizliği olan bireylerin pek çoğu hatırlamada güçlük çeker. Görsel ve işitsel algılar zayıftır. Bellekle ilgili yaşadıkları en önemli problem öğrendikleri bilgileri kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarmada yaşamalarıdır.
- Genelleme: Genelleme yapmakta zorlanırlar, kazandıkları bilgileri ilişkilere göre gruplamada güçlük çekebilirler. Zihinsel yetersizliği olan bireylerin yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında kendilerini düzenleme (tekrarlama, gruplandırma, ilişkilendirme) stratejilerini daha az sıklıkta kullandıkları görülmektedir.
- Öğrenme: Akranları gibi öğrenebilir ve öğrenmeye devam ederler. Akranlarından temel farklılıkları öğrenmenin hızındadır, öğrenme hızları daha yavaştır.
- Dil Gelişimi: Zihinsel yetersizliği olan bireyler dil ve konuşmayı zihinsel yetersizliği olmayan bireylerin geçtiği basamaklardan geçerek edinirler. Ancak bu basamaklardan geçiş hızları daha yavaştır. Dil ve Konuşma gelişimindeki sorunlar ile kendini düzenleme (tekrarlama, gruplandırma, ilişkilendirme) problemleri arasında yakın bir ilişki vardır. Çünkü birçok kendini düzenleme stratejisi dile dayalıdır.
- Akademik Başarı: Başarısızlıklar daha çok okuma-yazmada, okuduğunu anlamada, temel aritmetik becerileri kazanmada ortaya çıkmaktadır. Soyut kavramları somut kavramlara göre daha zor öğrenirler.
- Sosyal Gelişim: Zihinsel yetersizlik gösteren bireylerde çeşitli sosyal problemlere rastlanmaktadır. Sosyal ilişkilerinde kendilerini grupta kabul ettirecek becerileri azdır. Arkadaşlık etmede sıklıkla problem yaşarlar. Benlik kavramları genellikle zayıftır.
- Psikomotor Gelişim: Genel olarak bu bireylerin fiziksel gelişimleri (boy-kilo) ise yaşıtlarının gelişimi ile tutarlılık gösterebilmektedir.
Zihinsel yetersizliği olan bireyin, sahip olduğu yetersizliğin derecesi arttıkça yukarıda belirtilen alanlarda yaşadığı güçlüklerin derecesi de artmaktadır.
Zihinsel Yetersizliğe Sahip Bireylerin Eğitimde Kullanılacak Temel İlkeler
- Zihinsel engelli bireylerin eğitimi, onların bireysel ihtiyaçlarına göre planlanmalı ve bu süreçte özel eğitim yaklaşımlarından faydalanılmalıdır. Bu eğitim, bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkararak topluma katılımlarını artırmayı hedefler.
- Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP): Her bireyin ihtiyaçlarına göre özel bir eğitim planı hazırlanır. Bu plan, bireyin güçlü yönlerini desteklerken zayıf alanlarını geliştirmeyi hedefler.
- Erken Müdahale: Zihinsel engellilik teşhis edildikten sonra erken müdahale programlarına başlanması önemlidir. Bu programlar, çocuğun bilişsel, motor, dil ve sosyal gelişimini destekler.
- Uygulamalı Eğitim: Zihinsel engelli bireyler, soyut bilgileri kavramakta zorlanabilirler. Bu nedenle, öğrenme süreçlerinde somut materyaller ve uygulamalı etkinlikler yani görselin ön planda olduğu bir eğitim kullanılması faydalıdır.
- Tekrar ve Pekiştirme: Öğrenme süreçlerinde tekrar ve pekiştirme önemli bir yer tutar. Öğretilen bilgilerin sık sık tekrarlanması, bu bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılmasını kolaylaştırır.
- Sosyal Beceri Eğitimi: Sosyal becerilerin kazandırılması, bireylerin toplum içinde daha bağımsız bir yaşam sürdürebilmeleri için kritik öneme sahiptir. Grup etkinlikleri, drama çalışmaları ve sosyal oyunlar bu becerilerin gelişiminde etkili olabilir.
- Yaşam Becerileri Eğitimi: Günlük yaşamda bağımsızlığı artıracak becerilerin kazandırılmasına yönelik eğitimler verilir. Örneğin, alışveriş yapma, yemek hazırlama veya toplu taşıma kullanma gibi beceriler.
- Aile Katılımı: Aile, zihinsel engelli bireyin eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Aile üyelerinin eğitime aktif olarak katılması, bireyin gelişim sürecine olumlu katkı sağlar.
Eğitimde Kullanılan Yöntem ve Teknikler
Zihinsel engelli bireylerin eğitiminde çeşitli yöntemler ve teknikler kullanılmaktadır:
- Davranışsal Yaklaşımlar: Pozitif pekiştirme, ödüllendirme ve model olma gibi teknikler, bireyin istenen davranışları öğrenmesini kolaylaştırır.
- Görsel Destekler: Resim kartları, tablolar ve görsel materyaller, bilgilerin anlaşılmasını ve hatırlanmasını destekler.
- Teknolojik Araçlar: Tablet, bilgisayar veya akıllı tahta gibi teknolojik araçlar, öğrenme sürecini daha ilgi çekici ve etkili hale getirebilir.
Sonuç olarak zihinsel engelli bireylerin eğitimi; sabır, anlayış ve uzmanlık gerektiren bir süreçtir. Bu bireylerin topluma katılımlarını artırmak ve yaşam kalitelerini yükseltmek için bireysel ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşım benimsenmelidir. Eğitimde aile, öğretmenler ve uzmanların iş birliği büyük önem taşır. Bu sayede zihinsel engelli bireyler, potansiyellerini en iyi şekilde kullanabilir ve daha bağımsız bir yaşam sürdürebilir.






